Sayfa 42 Toplam 107 Sayfadan BirinciBirinci ... 3240414243445292 ... SonuncuSonuncu
Toplam 745 adet sonuctan sayfa basi 288 ile 294 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Günlük Aracı Kurum Haberleri, Bültenleri, Tavsiye Listeleri

  1. #288
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    12,039
    Thanked
    15514
    Adı geçen
    92 Mesaj
    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  2. #289
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    12,039
    Thanked
    15514
    Adı geçen
    92 Mesaj
    Güncel: Dünya'da ki merkez bankalarının faiz oranları

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  3. #290
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    12,039
    Thanked
    15514
    Adı geçen
    92 Mesaj
    BNP Paribas, gelişmekte olan piyasalarla ilgili raporunda Türkiye ile ilgili de değerlendirmelere yer verdi.

    Kurum, Türkiye'yi gelişmekte olan ülkeler arasında en kırılganlar arasında sınıflandırmaya devam ettiğini açıkladı.

    Raporda Avrupa Merkez Bankası'nın güçlü bir parasal gevşeme politikası açıklaması ile Mart ayında FOMC üyelerinden gelen ‘güvercin’ mesajlarla gelişmekte olan piyasalarda güçlü bir ralli yaşanmasını sağlandığı belirtildi.

    Kurum, gelişen ülke piyasaları üzerindeki baskıları azaltması açısından olumlu olmakla birlikte, bu küresel ortamın devam edip etmeyeceği konusunun önemli olduğunu ve bu ortamın süreceği düşüncesinde olduğunu belirtti.

    Kurum, ABD büyüme beklentilerinde kötüye gidişin bu yıl ve gelecek yıl için faizlerin düşük tutulması beklentisini güçlendireceğini belirtti. Kurum, 2016 ve 2017’de Fed’den faiz artışı beklemediğini açıkladı.

    ABD bono faizleri uzun süre sıfıra yakın faizleri gösterirken küresel faiz ortamının uzun süre düşük kalmasına neden olabileceğine dikkat çekildi.

    TÜRKİYE İÇİN FAİZ İNDİRİMİ ERKEN OLUR

    Kurum, raporunda Türkiye için ise şu değerlendirmelere yer verdi: "Türkiye için ise, faiz indirim sürecinin erken olduğunu düşünüyoruz. Ocak ayında yüzde 30’luk asgari ücret artışının etkisi ile enflasyon görüntüsü daha da kötüleşirken, çekirdek enflasyon yüzde 9’un üzerinde geziniyor. Buna ek olarak Merkez Bankası net rezervleri hala azalıyor, 2011’den beri yarı yarıya düşmüş durumda.

    Sıcak para girişlerine, Kolombiya ve Güney Afrika’dan sonra, en çok ihitiyaç duyan üçüncü ülke Türkiye. Bu nedenlerle, Türkiye’yi GOÜ içinde en kırılgan sınıflandırmamız içinde tutmaya devam ediyoruz."

    (Milliyet / Uzmanpara)
    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  4. #291
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    12,039
    Thanked
    15514
    Adı geçen
    92 Mesaj
    Yarım puan üstü piyasayı oynatır Abdurrahman Yıldırım

    Yeni haftaya girerken bizim piyasaların önünde güncel iki belirsizlik bulunuyor. Bu belirsizliklerin nasıl çözüleceği piyasaları olumlu veya olumsuz etkileyecek. Ancak her durumda oynaklık baki kalacak, türbülans artacak.

    -Belirsizliklerden biri faiz kararıyla ilgili. Merkez Bankası’na yeni atama yapıldı. Erdem Başçı gitti, Murat Çetinkaya geldi. Çarşamba günü de ilk faiz kararını verecek. Kendisi faizsiz bankacılıktan gelme, atamayı yapanlar da radikal bir faiz indirimi istiyor. Bu isteği ne kadar yerine getireceğini 2 gün sonra göreceğiz. Zaten geçen ayda başlayan bir faiz indirimi süreci var. Enflasyon ve gıda fiyatlarındaki gerileme beklenenden iyi geldi. Küresel gelişmeler risk iştahını destekliyor ve çeyrek puan yerine yarım puanlık indirime gitme fırsatı veriyor.

    -Piyasaların fiyatladığı da aşağı yukarı bu. Çetinkaya’nın adının 11 Nisan’da ortaya atılmasından beri geçen 1 haftada Hazine faizleri yarım puan kadar düştü. Gösterge tahvilin faizi yüzde 9.5 civarında seyrediyor. Eğer faiz kararında ölçü kaçırılmazsa piyasa dengelerinde fazla bir bozulma olmaz.



    -İndirim yarım puanın üzerinde olursa dengeler değişebilir. Hem fiyatlama dışı olduğundan hem de yeni başkanın temel misyonunun kariyerine uygun ve hükümetin istediği yönde olduğuna kanaat getirileceği için tepki abartılı olabililir.

    -Faiz indiriminde kantarın topuzunun kaçmasının etkileyeceği yer ise döviz kurları. Nitekim son haftalık hareket de bunu gösteriyor. Geçen hafta faizler düştü, borsa yükseldi ve Türkiye bu iki enstrümanda pozitif ayrıştı.

    Gelişen ülke kurları dolara karşı yüzde 0.82 prim yaparken TL yüzde 0.08 değer kaybetti. Dolar 11 Nisan’da 2.81’e kadar düşmüşken perşembe günü 2.87’ye kadar yükseldi. Küresel konjonktürle uyuşmayan bu hareket, “TL’nin faizini fazla düşürürler”e oynayanların önceden dolar alımlarını gösteriyor bize.

    -Faizin düşüşünden başka, doların yükselişinden başka bir senaryo çıkarmak mümkün. TL faizinde beklenenden daha hızlı indirim, döviz kurunu yukarı yönde hareketlendirebilecek. Belki istenen de budur. Ne de olsa Reel Efektif Döviz Kuru 2003 ile aynı, 100 seviyesinde seyrediyor ve TL’nin değer kaybında gidilebilecek bir mesafe olduğunu gösteriyor.

    -Başkan yeni, faiz düşürme baskısı yüksek, ilk kararda hata yapma olasılığı da var. Tıpkı 2006 yılında Durmuş Yılmaz’ın ilk toplantıda faizi çeyrek puan düşürmesi ve ardından 4.25 puan artırmasında olduğu gibi.

    Dedik ya, garanti olan yüksek oynaklıkların baki kalacağı. Bu nedenle faizlerde düşüş bekleyebilirsiniz ama faiz oranlarında istikrar beklemeyin. Muhtemelen faiz düşüşünü sürdürecek ama sonra da yükselecek. Yukarıdaki grafik faizin dur durak bilmeden sürekli oynaklığa oynadığını gösteriyor bize.

    KÜRESEL PİYASALARIN ANAHTARI OPEC KARARIYLA İRAN'IN ELİNDE

    Piyasaların ikinci belirsizlik kaynağı dün toplanan OPEC’in petrol üretimini ocak ayındaki yüksek seviyesinde dondurup dondurmayacağıydı. Piyasalar için en iyi sonuç üretimin dondurulması yönünde karar alınması.

    Ancak bu yazı yazılırken Suudi Arabistan ile OPEC üyeleri bir yanda, İran tam karşı taraftaydı. Arabistan “İran anlaşmaya imza atmazsa ben de atmam” diyor. İran ise ambargo altında zaten çok düşük üretim ve satış yapmış, “Üretimimi niye kısayım?” diyor. Hesap başka olabilir tabii. Petrol üretiminin dondurulmasına imza karşılığında İran bir şeyler almak istiyor. O da muhtemelen ülkeye yönelik tüm ambargoların kaldırılması olacak. Görüşmeler ve pazarlıklar uzayabilir. Anlaşma yeni toplantıya kalabilir. Bu durum petroldeki belirsizliğinin sürmesi demektir. Anlaşmazlığın sürmesiyle yüksek arzın ve düşük petrol fiyatlarının sürmesi mümkün olacak. Bu da küresel piyasaları net bir şekilde negatif etkiler.

    Üzerine perşembe günü ECB’nin faiz kararı gelecek. Bu durumda piyasaları yatıştırma işi Draghi’ye düşecek. Anlaşma sağlanır, petrol üretimi yüksek seviyede de olsa dondurulursa, tam tersi yaşanır ve pozitif gelişmeler gündeme gelebilir. Buradan da piyasalara büyük olasılıkla türbülanslar kalacak.
    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  5. #292
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    12,039
    Thanked
    15514
    Adı geçen
    92 Mesaj
    GEDİK YATIRIM MODEL PORTFÖYÜ

    Borsa istanbul güne düşüşlerle başlasa da daha sonra toparlanarak % 0.50 artıdan işlem görüyor.Özellikle petrol fiyatlarındaki düşüş borsayı etkilemişti.

    Doha'da petrol üreten ülkelerin anlaşmaya varamaması pertole darbe vurmuştu.Bu haberle düşen borsalar yeniden toparlanma içine girdi.

    Borsa İstanbul'da bu gelişmeler olurken aracı kurumlarında hisse önerilei ve analizleri devam ediyor.

    Gedik Yatırım bugün yayınladığı model portföyünde bazı hisse değişikliklerine gitti.

    Gedik Yatırım'ın model porföyünde orta ve uzun vadeli hisse senedleri bulunuyor.

    Gedik Yatırım'ın model portföyüne göz attığımızda şu hisseler göze çarpıyor:

    Gedik Yatırım Vadeli İşlemler Bölümü Tarafından Hazırlanan Model Portföy Analizi:

    "Geçtiğimiz hafta Hisse Model Portföyü’nde Orta ve Uzun vadeli
    kısımdan ASELS, SAHOL ve GARAN çıkarılmış, yerlerine TRKCM, TSKB ve
    ISCTR alınmıştır. Portföyün kısa vadeli kısmından orta ve uzun vadeli
    kısıma taşınan TRKCM yerine ise AKSEN eklenmiştir. Değişikliklere dair
    hafta içinde yapılan bilgilendirmeler bültenin ilerleyen sayfalarında
    yer almaktadır. Daha önce verilen hedef fiyatlarına ulaşan BIZIM ve
    TKFEN’i ilerleyen günlerde yapılacak değerlemenin ardından verilecek
    karara kadar portföyümüzde turmaya devam ediyoruz. Kısa vadeli trade
    kısmında izlenen hisse senetlerinde takip edilen dirençlerde yapılan
    güncellemeler ve değişiklikler sonrası portföyün son hali aşağıdaki
    tablolarda yer almaktadır.

    Yukarıdaki tabloda verilen hedef fiyatlar ilgili hisse ile ilgili
    orta ve uzun vadeli hedef fiyatlarımızı göstermektedir. Kısa vadeli
    önerilerimizin olduğu bölümde hedef fiyat çalışmamız olan hisselerin
    orta ve uzun vadeli hedef fiyatlarına da yer verilmiştir. Bu
    hisselerle ilgili kısa vadeli hedef fiyatlarımız ayrıca aşağıdaki
    tabloda sunulmuştur. Trade amaçlı izlediğimiz bu hisselerde aşağıdaki
    fiyatlar takip edilecektir.

    Kısa vadeli trade kısmı için nisan ayında alternatif olarak izlediğimiz hisseller ise şunlardır: CIMSA, YATAS ve ULKER.

    Hisse Model Portföyü İçeriği


    Hisse Model Portföy’ün içeriği mevcut durumda %100 hisse senedi
    olup, portföydeki hisseler iki ana gruptan oluşmaktadır. Bunlardan
    ilki portföyümüzün yaklaşık %65’ini oluşturan orta ve uzun vadeli
    stratejilerimiz dahilinde seçtiğimiz hisse senetlerinden, ikinci
    bölümü ise kısa vadeli trade amaçlı hisselerden oluşmaktadır. Bu bölüm
    piyasa koşullarına göre, kısa vadeli stratejilerle daha dinamik
    yönetilerek Hisse Model Portföy’ün getirisi maksimize edilmeye
    çalışılmaktadır.

    NOT: Gedik Portföy Birinci Hisse Senedi Fonu, Gedik Yatırım Danışmanlığı Model Portföy önerilerine paralel bir şekilde “Smart Beta” yöntemi ile yönetilmektedir"
    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  6. #293
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    12,039
    Thanked
    15514
    Adı geçen
    92 Mesaj
    Merkez Bankası Maliye Bakanlığının bir müdürlüğü olsaydı dahi, bu konjonktürde yapacağı faiz indirimi (ya da artışı) fed kaynaklı olurdu.

    Merkez Bankası'na Yeni Başkan: Faizler Düşecek Mi?
    Uzun süredir merak edilen Merkez Bankası başkanının kim olacağı sorusunun yanıtı belli oldu: Murat Çetinkaya. Çetinkaya'nın atanma kararı Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldı ve olağanüstü bir gelişme olmazsa atama gerçekleşecek. Banka içinden yapılacak atmayla göreve gelecek olan Çetinkaya''nın nasıl bir başkanlık yapacağını göreceğiz. Her ne kadar köken olarak katılım bankacılığından gelse de ilk izlenim olarak atamada Babacan-Şimşek çizgisi hakim gibi. Yani Çetinkaya'nın muhafazakar bir başkanlık çizgisi izlemesi muhtemel.

    AKP'nin Tarafı
    Ekonomi ile ilgili kritik karar anlarında politika oluştururken AKP'nin tereddütsüz bir şekilde piyasa gerçeklerine göre hareket ettiği ve bu gerçeklerin de büyük sermaye yanlısı kararlar almayı beraberinde getirdiğini söyleyebiliriz. Örneğin, 2001 krizinin darmaduman ettiği siyasi atmosferde yapılan 2002 seçimlerine gidilirken iki ana görüş vardı.
    "MÜSİAD, “IMF ile sürdürülen ekonomi programı gereği uygulanan sıkı para politikasından vazgeçilmesini, Merkez Bankası'nın bağımsızlığına son verilmesini, acilen para basılmasını, enflasyonla mücadelenin gevşetilmesini, borç ötelemeden korkulmamasını” önermektedir. Buna karşılık TÜSİAD, “programa devam edilmesini, sıkı para politikasının sürmesini, Merkez Bankası bağımsızlığının korunmasını, asla karşılıksız para basılmamasını, borç erteleme gibi bir konunun gündeme dahi alınmamasını ve enflasyonla mücadelenin sürdürülmesini” istemekteydi (Akçay, 2009, 260)."
    AKP, iktidar olduktan sonra, her ne kadar siyasi olarak MÜSİAD’a yakın olsa da, ekonomi programı olarak TÜSİAD’ın önerilerinin dışına çıkmamış, merkez bankası yasasının değiştirilmeyeceğini, bankanın bağımsız statüsünün korunacağını ve IMF ile ilişkilerin bozulmadan sürdürüleceğini açıklamıştı.

    Ekonomi Yönetiminde Koalisyon
    Ancak AKP'nin ekonomi yönetimi hiçbir zaman homojen olmamıştır. Her ne kadar TÜSİAD çizgisi ekonomi politikalarına hakim rengi verse de, farklı sermaye fraksiyonlarının talepleri her zaman ekonomi yönetiminde temsil edilmiştir. Tipik olarak, Maliye Bakanlığı ve Hazine ortodoks ekonomi politikalarından yana iken, daha çok dış ticaret konularıyla görevlendirilen Ekonomi Bakanlığı ya da Enerji Bakanlığı gibi kurumlar farklı sermaye fraksiyonlarının taleplerine her zaman daha fazla duyarlı olmuştur. 64. hükümetin ekonomi yönetimine baktığımızda da bu koalisyon özelliğinin sürdüğünü görebiliriz.

    Merkez Bankacılığı ve Kriz
    Merkez bankaları, neoliberal dönemde gerek Türkiye'de gerekse dünyada muhafazakar ekolden gelenler tarafından yönetilmiştir. Kural temelli, enflasyonu düşürmeyi hedefleyen ve sıkı para politikası uygulayacak şekilde dizayn edilmiştir. Özellikle sermaye hareketlerinin serbestleştirildiği ve ülke ekonomilerinin finansal akımlara olan duyarlılığının arttığı finansallaşma sürecinde, merkez bankalarının bağımsızlığı, sürecin ayrılmaz bir parçası olarak hayata geçirildi. Ancak 2008'de patlak veren ve halen derinleşerek süren küresel ekonomik krizle birlikte dünya genelinde ana-akım merkez bankacılığı uygulamaları sorgulanmaya başlandı.

    Krizden çıkış için para politikasının yegane araç olarak görülmesi, geleneksel olmayan para politikaları uygulamalarıyla krize çözüm aranması sonucunu beraberinde getirdi. Ancak 8 yıl sonra duruma baktığımızda, başladığımız yerin çok uzağında değiliz. Krizin geride bırakıldığı ve güçlü ekonomik büyümenin görüldüğü bir dünya ekonomisi mevcut değil. Hem de bu sefer merkez bankalarının elinde krize müdahale edecek faiz aracı ya da miktarsal genişleme gibi araçlar da tükenmiş durumda. Bu anlamda negatif faiz uygulaması, kriz karşısında uygulanan para politikası ve merkez bankacılığının iflası anlamına geliyor.




    Yeni Başkan Faiz İndirir Mi?
    Böyle bir ortamda Türkiye ekonomisi, ekonomik büyümenin tempo kaybettiği ve büyümenin giderek daha fazla iç talep olanaklarına bağlı olarak şekillendiği bir konjonktürün içinden geçiyor. Bir bakıma dünya ekonomisi ve ABD açısından krizin sürmesi, Türkiye ekonomisi açısından düşük de olsa ekonomik büyümenin sürdürülmesinin koşulu haline gelmiş durumda. Esas olarak FED'in para politikasını takip ederek kararlar alan TCMB, önümüzdeki dönemde faizleri indirmek için bir aralık bulabilir. Ancak bu siyasetçilerin istekleri nedeniyle değil ekonomik koşulların zorlamasıyla olacaktır.
    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  7. #294
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    12,039
    Thanked
    15514
    Adı geçen
    92 Mesaj


    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



Sayfa 42 Toplam 107 Sayfadan BirinciBirinci ... 3240414243445292 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  


Önemli Uyarı

    Sitede yer alan bilgiler, herhangi bir hisse senedi veya sermaye piyasası aracının satın alınması için tavsiye veya teklif teşkil etmemektedir. Yatırım piyasalarına yönelik bilgi paylaşımını amaçlayan kar amacı gütmeyen sosyal bir platformdur.

Follow us on

Twitter youtube DavianArt



Sayfa Başına Çık