Sayfa 90 Toplam 95 Sayfadan BirinciBirinci ... 40808889909192 ... SonuncuSonuncu
Toplam 660 adet sonuctan sayfa basi 624 ile 630 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Günlük Aracı Kurum Haberleri, Bültenleri, Tavsiye Listeleri

  1. #624
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    10,156
    Thanked
    12931
    Adı geçen
    80 Mesaj
    Denizlili İş Adamının Kurduğu Ekin Teknoloji, Türkiye’den dünyaya “teknoloji” ihraç ediyor. Türkiye’nin yazılım ihracatının dörtte birini ekin teknoloji tek başına yapıyor.

    Denizli Babadağlı iş adamı Akif Ekin ve eşi Suzan Ekin tarafından kurulan Ekin Teknoloji, dünyada Denizli’yi ve Türkiye’yi başarıyla temsil ediyor. ‘Türkiye’nin yazılım ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştiren’ Ekin Teknoloji, geliştirdiği yazılım ve ürünlerle Ortadoğu’dan Avrupa’ya dünyanın dört bir tarafında güvenli şehirler için çalışıyor. Bugüne kadar 500’den fazla ‘şehir güvenlik komuta kontrol merkezi’ kuran şirket, “güvenli şehir teknolojileri” alanında dünya lideri haline geldi.
    Ekin Teknoloji’nin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Akif Ekin memleketi Denizli’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nde gerçekleşen buluşmada, dünya şehirlerinde kullanılan güvenlik teknolojileri, yerli yazılımın Türkiye’deki geleceği, havaalanları, alışveriş merkezleri gibi toplu yaşam alanlarındaki güvenlik sistemleri gibi güncel konular da ele alındı. “Memleketimde bu buluşmayı gerçekleştirmek benim için çok anlamlı” diyerek söze başlayan Denizlili iş adamı Ekin, Denizli’den dünyaya uzanan başarı hikayesini anlattı.
    Ekin Teknoloji’nin Türkiye’nin yazılım ihracatında en büyük yerli ve milli yazılım şirketi olduğunu vurgulayan Ekin “Türkiye’nin yazılım ihracatının dörtte birini biz yapıyoruz. Yüzde 100 Türk mühendislerinin eseri olan güvenli şehir teknoloji ürünlerinin yüzde 90’ını yurt dışına satıyoruz. Güvenli şehir teknolojilerinde dünya lideri haline geldik. Ekin’in geliştirdiği şehir güvenlik teknolojileri, Abu Dhabi, Bakü gibi dünyanın birçok kentinde kullanılıyor. Türkiye’den dünyaya teknoloji ihraç eden bir Türk şirketi olmaktan, sanayi, ticaret ve ihracat merkezi olan, girişimciliği ve ticari başarısı ile ün yapan bir şehrin evladı olarak bugün bunları sizinle paylaşacak bir noktaya gelmiş olmaktan da büyük bir onur duyuyorum” dedi.
    “DÜNYADA TAKİP EDEN DEĞİL, TAKİP EDİLEN BİR ŞİRKETİZ”
    Almanya’da uçak ve uzay mühendisliği okuduğunu, farklı ülkelerde çok sayıda önemli kuruluşta çalıştığını söyleyen Ekin, “Türkiye’nin yazılım alanında başarı hikayesi oluşturabileceğine inanıyordum. O yüzden memleketime döndüm ve 1998 yılında İstanbul’da Ekin Teknoloji’yi kurdum. Bugün ise İstanbul merkez olmak üzere, Stuttgart, Abu Dhabi, Ankara, Bakü, Dubai, New York’ta bulunan ofislerimiz ile hizmet veriyoruz. 500’den fazla ‘şehir güvenlik komuta kontrol merkezi’ kurduk. Yüz tanıma, plaka tanıma, hız tespiti, park ihlal tespiti, akıllı kavşak kontrolü, sistem kontrol yazılımları ve tüm bunların birbiriyle entegre çalışmasını sağlayan ‘Güvenli Şehir İşletim Sistemi’ ile “Güvenli Şehir-Safe City” teknolojilerine yön veriyoruz. Şu anda 10’dan fazla ülkedeyiz. Azerbaycan’da neredeyse 10’uncu yılımızı dolduruyoruz. Ortadoğu’da 5 yıldır varız. Bu bölgelerde çok iyi yerlere geldik. Şimdi Almanya Stuttgart’ta yeni ofis açtık ve Avrupa’da daha etkin olacağız. Son 3 ayda Fransa, İsviçre, Norveç, Hırvatistan, Letonya, Hollanda, İtalya ve Almanya’da tanıtım yaptık. Önümüzdeki günlerde Amerika pazarına da giriyoruz. Dünyada güvenli şehir teknolojileri alanında takip eden değil takip edilen bir şirketiz” şeklinde konuştu.
    Türkiye’de de güvenli şehir teknolojilerinin kamu otoritelerince kullanılmaya başladığını vurgulayan Ekin, Türkiye’nin riskleri kadar fırsatlarının da çok büyük bir ülke olduğunu ve şu anda dünyanın en iyi şehir güvenlik çözümlerini üretmede bir numaralı aday olduğunu söyledi.
    YERLİ YAZILIM DESTEKLENMELİ
    Geliştirdikleri teknolojilerin yüzde 100 Türk mühendislerinin eseri olduğunun altını çizen Ekin, “Geliştirdiğimiz teknolojileri görenler ‘bunu gerçekten Türk mühendisleri mi yapıyor’ diye soruyor. Bana göre doğru bir soru değil. Bizim ülke olarak, Türk insanı olarak hiçbir eksiğimiz yok. Yerli üretim yapmak, yerli yazılım üretmek önemli ama bunun yanı sıra asıl güç Türkiye’de tasarlanmış olması. Bunun için bütün donanımsal, yazılımsal yetenek ve bilgilere sahip olmak gerekli. Ekin’in 200’e yakın elemanı var. Şu anda tasarım, AR-GE, yazılım yapan, ürün geliştiren 50’den fazla elemanımız var. Aslında bizim asıl gücümüz onlar. Alanımızdaki gelişmeleri yakından takip ederek hızlı bir şekilde dünyaya yenilikler sunmaya devam ediyoruz. Bunu sırf yazılım ile de yapamazsınız. Donanım mühendislerinin çalışmaları, tasarımları da ürünlerimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Sırf ürün yapmıyoruz. Bunlar çok özellikli ürünler. Bunun için bir mekanik tasarım bir de dış tasarım ekibimiz var. Ürünlerimiz her yönü ile Türk tasarımı. Tasarıma çok önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.
    Geçtiğimiz günlerde kendilerinin de katıldığı Bilişim Kurultayı’nda Başbakan Binali Yıldırım’ın yerli ve milli yazılımın önemine dikkat çekmesini, 2017 yılını “Bilişimde Gelişim Yılı” ilan etmesini büyük bir heyecanla karşıladıklarını vurgulayan Ekin şöyle devam etti: “Bu alanda çalışan bir iş adamı olarak, Sayın Başbakanımızın yazılım ve donanımda yerlileşme ve millileşme hamlesine hız verileceği, milli teknolojinin üretiminin destekleneceği açıklamaları bize güç verdi. Bakanımız Nihat Zeybekçi önderliğinde Ekonomi Bakanlığı da yazılım ihracatını artırmak için çok önemli destekler de sağlıyor. Türkiye’nin bu konuda gerçekten çok büyük bir potansiyeli var ve bilişim katma değeri çok yüksek bir sektör. Yerli ve milli şirketlerin ürünlerinin öncelikle Türkiye’de kullanılması bu süreçteki büyümeyi destekleyecektir.”
    FİMLERDEN İLHAM ALIYORLAR
    Güvenli şehir teknolojilerini geliştirirken filmlerden ve dizilerden ilham aldıklarını belirten Akif Ekin konuşmasında şunları aktardı:
    “Bizim ürettiğimiz “güvenli şehir teknolojileri”nde ilham kaynağımız filmler ve diziler. Esinlendiğimiz dizilerden biri ‘Person of Interest’. Örneğin şüpheli biri havalimanına giriş yaptı. Eski kayıtlardan o şüphelinin daha önce gelip gelmediğini çok kısa bir sürede tespit edip, daha önce şüpheli hareket yapıp yapmadığını görebiliyoruz. Şu an dünyada bunu yapabilen tek firmayız. Geliştirdiğimiz sistem kayıt altına alınan kişilere özel ve tek olan bir kimlik numarası veriyor. Bu şekilde o kişilere ait kayıtları bulabiliyoruz. Örneğin aranan kişi 100 günde bulunuyorsa, biz onu kendi sistemimizle 1 saatte buluyoruz. Hiçbir zaman o kişinin kesin suçlu kişi olduğunu söyleyemeyiz. Ama bu kişi olma ihtimali yüzde 90 diyebiliriz. Yani 10 milyon seçenek arasında bunu bine düşürüyoruz. Doğru eğitilmiş insanlarla çalışırsanız birçok olayı engellersiniz. Tabii güvenlik teknolojilerinin şehrin tümünde kullanılması gerekiyor. Yüz tanıma, plaka tanıma da ulusal güvenlik sisteminin bir parçası olmalı.
    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**

  2. Teşekkür etti.




  3. #625
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    10,156
    Thanked
    12931
    Adı geçen
    80 Mesaj
    Sosyal medya 'Twitter, Facebook ve Youtube' soruşturmasında son dakika kararları ve sebepleri

    (Değişik ikinci fıkra: 11/4/2013-6459/8 md.) Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır:
    a) Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, kimliklerin gizlenmesi amacıyla yüzün tamamen veya kısmen kapatılması.
    b) Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde;
    1. Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması,
    2. Slogan atılması,
    3. Ses cihazları ile yayın yapılması,
    4. Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.

    İkinci fıkrada belirtilen suçların; dernek, vakıf, siyasî parti, işçi ve meslek kuruluşlarına veya bunların yan kuruluşlarına ait bina, lokal, büro veya eklentilerinde veya öğretim kurumlarında veya öğrenci yurtlarında veya bunların eklentilerinde işlenmesi halinde bu fıkradaki cezanın iki katı hükmolunur.
    (Ek fıkra: 11/4/2013-6459/8 md.) Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına;
    a) İkinci fıkrada tanımlanan suçu,
    b) 6 ncı maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan suçu,
    c) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılma suçunu,
    işleyenler hakkında, 5237 sayılı Kanunun 220 nci maddesinin altıncı fıkrasında tanımlanan suçtan dolayı ayrıca ceza verilmez.
    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  4. #626
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    10,156
    Thanked
    12931
    Adı geçen
    80 Mesaj
    Merrill Lynch'e göre Türkiye en riskli üç piyasadan biri BofA Merrill Lynch, 2017 gelişen piyasalar raporunda Türkiye için karamsar değerlendirmelerde bulundu

    Satış baskısı altında bir 12 ay geçiren TL varlıklar BofA Merrill Lynch raporunda gelecek yılın en riskli üçlüsü arasında gösterildi.

    TL 2016'YI KAYIPTA KAPATIYOR

    2016 yılı TL varlıklar için satış baskısı altında geçti. Son hafta açılışı itibariyle Türk Lirası döviz sepeti karşısında yılın başından bu yana yüzde 16,3 değer kaybederken dolar karşısındaki kayıp yüzde 18'i aştı. Borsa İstanbul da dolar bazında yüzde 7,62 geriledi. Bank Of America Merrill Lynch'in projeksiyonlarına göre TL varlıklar için 2017 görünümü de olumsuz.

    2017'NİN EN RİSKLİ ÜÇ PİYASASI

    BofA Merrill Lynch, 2017 gelişen piyasalar raporunda Güney Kore'yi sağlıklı büyüme trendiyle öne çıkarırken Türkiye ile birlikte Güney Afrika ve Brezilya'yı en riskli üç gelişen piyasa arasında sıraladı.

    BofA Merrill Lynch'e göre bu üç ülke 2017'de stagflasyon ve borç pozisyonu nedeniyle zorluklar yaşayacak.

    'TÜRKİYE KIRILGAN ÜÇLÜ ARASINDA'

    Merrill Lynch'in Türkiye'nin 'kırılgan üçlü' arasında olduğunu ifade ettiği raporda şu satırlar yer aldı:

    "Brezilya, Türkiye ve Güney Afrika halen 'kırılgan üçlüyü' oluşturuyor. Güney Afrika, stagflasyon nedeniyle GEM-10 ülkeleri arasında en dipte. Güney Afrika ekonomisi yüksek borçlu şirketler ve 'ikiz açık' taşıyor. Türkiye ise dış açığı ve net uluslararası yatırım pozisyonu/GSYH rasyosunda 56 piyasa arasında 55. sırada olmasıyla en zayıf ikinci. Macaristan sadece iki yıl önce bu rasyoda Türkiye ile benzer seviyedeydi. Mali dengesi ve kamu borcu ise Türkiye'nin görece güçlü noktaları olmaya devam ediyor. Diğer taraftan Brezilya ise makro göstergelerini iyileştirerek Türkiye ve Güney Afrika ile farkı açmayı başardı. Brezilya, gelişen piyasalardaki en iyi rezerv karşılama oranlarından birine sahip"
    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  5. #627
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    10,156
    Thanked
    12931
    Adı geçen
    80 Mesaj
    Ekonomistler, yükselen dolar ve faizlerin yanı sıra Donald Trump'ın 20 Ocak'ta göreve başlaması sonrasında uygulayacağı politikalara ilişkin belirsizliklerle girilen 2017'nin, yatırımcılar için "fırsat yılı" olabileceği öngörüsünde bulunuyor

    Ekonomistler, yükselen faiz ve doların etkilerinin yanı sıra ABD'de Donald Trump'ın 20 Ocak'ta göreve başlaması sonrasında uygulayacağı politikaların takip edileceği 2017'nin, piyasalar açısından "fırsat yılı" olabileceğini öngörüyor.

    ABD'de başkanlık seçimleri, Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılma kararı (Brexit), jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomik büyümeye yönelik tedirginlikler ve merkez bankalarının politikaları, 2016'da piyasalara yön veren gelişmeler olarak öne çıkarken, bu gelişmelerin dolar ve faizlerde yükselişi beraberinde getirmesi sonrasında tahvil piyasasında belirginleşen sorunlar yılın sonuna doğru piyasalardaki volatiliteyi artıran gelişmeler arasında yer aldı.

    Söz konusu gelişmelerin yarattığı belirsizliklerle yeni yıla girilirken, ekonomistler, tüm bu gelişmeler sonucunda 2017'nin, yatırımcılar için fırsatlar sunan bir yıl olabileceğini belirtiyor.

    AA muhabirine piyasalara yönelik 2016 değerlendirmelerini ve gelecek yıla ilişkin beklentilerini paylaşan Gedik Yatırım Araştırma Direktörü Üzeyir Doğan, 2015'te gerçekleştirilen iki seçim ve Rusya krizine karşın 2016'nın ilk aylarında ana trendi yurt dışı gelişmelerin belirlediğini ifade etti.

    Doğan, bu yıl yurt içinde başbakan değişimi ve 15 Temmuz sonrası gelişmelerin, yurt dışında ise Fed'in faiz kararları ve Donald Trump'ın başkanlık seçimlerini kazanmasıyla ABD'de uygulanmaya başlanması beklenen mali politikaların, gelişmekte olan piyasaları etkisi altına aldığını vurguladı.

    Son dönemde yurt dışında yükselen faiz ve kurların enflasyon beklentilerini artırması ile yurt içinde de faizlerde yukarı yönlü hareketler izlendiğine işaret eden Doğan, şunları kaydetti:

    "Bu durumun 2017'nin ilk çeyreğinde de etkisini göstereceğini düşünüyoruz. 20 Ocak'ta Trump'ın göreve gelmesi ve ilk birkaç ayında politikalarının şekillenecek olması, içeride de enflasyon ve faizlerde yılın en yüksek seviyelerinin bu dönemde görülmesinin beklenmesi, BIST 100 ve TL varlıklar için bu dönemde en kötünün geride kalmasını sağlayabilir. Ayrıca, özellikle 2016’nın ikinci yarısında gündeme gelen Başkanlık sistemiyle ilgili sürecin netleşmesi de bu döneme denk gelecektir. Tüm bu süreç sorunsuz atlatılabilir ve 2016'da artış trendinde olan jeopolitik ve güvenlikle ilgili riskler bastırılırsa son 2 yılda görülen negatif ayrışmanın getirdiği cazip değerlemeler BIST ve diğer TL varlıkların ikinci çeyrekle birlikte cazibesini artırabilir."

    "2016, öngörülemeyenlerin yılı oldu"

    Turkish Yatırım Araştırma Bölüm Başkanı Baki Atılal da 2016'yı, "hem global çapta hem de Türkiye adına öngörülemeyenlerin yılı" şeklinde nitelendirdi. Bu yıl yurt içi ve dışında yaşanan başlıca ekonomik ve siyasi gelişmelerden, bunların piyasalarda oluşturduğu risklerden bahseden Atılal, "2017, risklerin giderilmesiyle fırsatların çıkacağı bir yıl olacak." dedi.

    Atılal, 2017'de piyasalar tarafından yakından izlenecek konu başlıklarına değinirken de, bunlardan başlıcalarını "Brexit ile AB büyümesinin yavaşlaması", "ABD'de büyüme oranı ve faizlerdeki artış", "Donald Trump'ın uluslararası ticari anlaşmalara bakışının gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği", "G20 ülkeleri arasındaki kur savaşları", "Çin ekonomisinde büyüme tartışmaları", "yuanın devalüasyonu", "küresel emtia ve petrol fiyatlarındaki hareketlerin ülkelere etkisi", "İran'da canlanan girişimcilik" ve "faizlerdeki artışın negatif faiz uygulayan ülkelere yansıması" şeklinde sıraladı.

    Avrupa tarafında Brexit sonrası AB bütünlüğünün daha fazla sorgulanacağını vurgulayan Atılal, siyasi gelişmelerin de bölge ekonomisine yön vereceği bir yıl olacağını kaydetti.

    Atılal, 2017 boyunca Hollanda, Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya'da gerçekleştirilecek seçimlerin Avrupa'da popülizm endişesini diri tutacağını belirterek, şunları söyledi:

    "Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) tahvil alım programında miktar azaltmasına karşılık teminatları gevşetmesi ve seçim yapılacak ülkelerin ekonomik büyüklükleri göz önüne alındığında hem AB'nin bütünlüğünün korunması hem de avro/dolar paritesinin seviyesi sürekli gündemde kalacaktır. Çin ekonomisindeki büyümenin yüzde 6-7 bandında kalıp kalmayacağı da önemli. Çin'de yüzde 6'nın altına gerileyen bir büyüme senaryosunda, küresel resesyon endişeleri belirginleşerek piyasalarda dalgalanmaları artırabilir. Gelişmekte olan ülkeler tarafında ise emtia fiyatları, Fed ve sermaye hareketlerinin yönüne ilişkin belirsizlikler sürüyor. Bu açıdan 2017’de büyümeye dönük risklerin aşağı yönlü olduğunu söylemek mümkün. 2017'de büyüme makasının gelişmekte olan ülkeler lehine gelişimini sürdürmesi bekleniyor."

    Güçlü dolar ve yüksek ABD tahvil faizleri kompozisyonunun devam etmesinin küresel büyüme üzerinde baskı oluşturabileceğine işaret eden Atılal, ABD'de hızlanan enflasyona Fed'in daha hızlı faiz artırımıyla cevap vermesinin de likidite koşulları ve gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.

    Baki Atılal, anayasa değişikliği referandumu, TL'nin seyri, TCMB'nin alacağı pozisyon ve büyüme yönünde atılan adımların sonuçlarının yurt içinde önemli gündem maddeleri olarak öne çıkacağını bildirdi.

    Gelecek yıl ABD tahvil faizleri ve dolar endeksinin seyrinden dolayı TCMB'nin tercihinin "Büyüme politikasına destek mi, enflasyonu kontrol altına almak mı?" olacağının konuşulmasını beklediklerini ifade eden Atılal, "Hükümetin büyüme üzerindeki teşviklerin etkisinin görülmesi, dolar/TL'deki oynaklığın azalmasına ve yatırım açısından olumlu trende dönmesine imkan verecektir." dedi.

    "2017'de Avrupa kaynaklı volatiliteler ABD kaynaklılardan daha fazla olacak"

    Saxo Capital Markets Uluslararası Piyasalar Direktörü Özgür Hatipoğlu ise 2016'nın, dünya siyasi tarihinde yer tutacak başka bir "sıra dışı yıl" olarak arşivlerde yerini aldığını ifade etti.

    Bu yıl dünyanın önemli bir kesiminde insanların artık popülist politikaları benimsediğine işaret eden Hatipoğlu, "Bunun sonucunda, hala uygulanmasında birçok zorluk veya sakınca bulunan Brexit oylaması, İngiltere'nin zaten hiç tam olarak içinde olmadığı Avrupa'dan çıkışını resmileştirdi. Ardından ABD'de uzun yıllar başkanlığa hazırlanan ve mevcut statükonun devamını teyit edecek olan Hillary Clinton'ın seçimleri kaybetmesi ve son derece ilginç bir profil olan Donald Trump'ın başkanlığı kazanması gerçekleşti." diye konuştu.

    Hatipoğlu, siyaset sahnesi böyle şekillenirken, ekonomi yüzünde ise Avrupa'da negatif faiz ortamının öne çıktığını, bunun altın fiyatlarında ciddi yükselişe neden olduğunu vurguladı.

    Gelecek yıl, dünyanın güçlü dolara daha ne kadar dayanabileceğinin test edilebileceği bir dönemin yaşanacağını belirten Hatipoğlu, şunları kaydetti:

    "Şu anda 103 bölgesinde olan dolar endeksinin 2000'li senelerin başlarındaki gibi 120'lere yükselmesi, birçok şirketin çok büyük kur zararlarına maruz kalmasına neden olur ve ABD ekonomisi ciddi zarar görür. Sonuç böylesine vahim bir senaryoya kapıyı açacakken Fed faiz artıracak olsa bile bunu çok dikkatli bir zamanlamayla yapacaktır. Kaldı ki Fed'in meşhur nokta grafiklerine baktığımızda eylülden aralık toplantısına, 2017 için daha konsantre bir şekilde enflasyon hedef tahmini yaparken, 2018 için beklentilerin daha geniş bir aralığa yayıldığını görüyoruz. Bu da kısa zaman içinde faiz artırımları olduktan sonrası için hiçbir şeye şimdiden söz vermek istemediklerini gösteriyor. ABD'de izleyeceklerimiz arasında Trump yönetiminin ilk 100 günü de var. Verilen seçim sözlerinin ne kadarının tutulabileceği çok önemli ve seçim sonucuyla gelen piyasa hareketlerinin devamı ve sürdürülebilirliği buna bağlı."

    Hatipoğlu, 2017'de ana ekonomik sürücünün Fed olacağını, Avrupa'da ise seçimler ile bankaların durumundaki belirsizliklerin takip edileceğini belirterek, "Bu nedenle 2017'de Avrupa kaynaklı volatiliteler, belki de ABD kaynaklılardan daha fazla olacak." ifadesini kullandı.

    AA
    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  6. #628
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    10,156
    Thanked
    12931
    Adı geçen
    80 Mesaj
    Küresel krizin Türkiye'ye faturası ne olur?
    İleri kapitalist ülkelerde başlayan ekonomik çalkantı, günümüzde de derinleşerek devam ediyor.Bunun neticesinin nereye varacağı konusuna baktığımızda olayın ortasında olduğumuz anlaşılıyor.Bunun için de George Saros'u takip etmekte fayda görüyorum.Bu piyasaların kurdu Macar Musevisi'nin sadece krizlerin adamı olduğu muhakkak. Dalgalanmalarla,krizlerle beslenenfonlarla parasına para katmakta.Örneğin;Asya Kaplanları krizinde 200 milyar doların sahibi oldu.
    Kısacası altta kalanın canı çıksın.Sistem bataklık olduğu için sinekler asla bitmez.Günümüzde finans-kapitalizmin ulus devletlerini tehdit ettiği gerçeğini düşündüğümüzde George Saros Türkiye'nin ordu gücüne dikkat çekmişti.Bu sözleri Avrupa Birliği sürecinde sarfetmişti.Ukrayna'yı turuncu devrim masalıyla uyutan bu yaşlı kurt'un ülkemizde bir çok olay üzerine yoğunlaştığını düşünüyorum. Açık Toplum Enstitüsü ile birçok konu için hesaplar yapmıştır. Ülkemizde de bira ve yağ şirketleriyle ortaklıkları biliniyor.Ülkemizde olacak ciddi krizlerde neler yapacağını göreceğiz.

    Dünyada başlayan krizin Türkiye'ye yansımasını tam olarak hissetmedik desek
    yanılmayız.Çünkü bu dalganın nerede duracağı belli değil.Normal bir ekonomiste
    danıştığınızda size teknik konulardan söz edeceklerdir. Kapitalizm krizlerle beslenir ve büyür. Ülkemiz kapitalizmi çarpıklıktan çıkış yolunu bulup ileri aşama yoluna girmiştir.

    Bunu da Avrupa Birliği yolunda netleştirmiştir.Finans kuruluşları başta olmak üzere yabancı evliliği ile de bunu göstermiştir. Ulus sermayesi yabancı sermaye karşısında neredeyse yok denecek kadar azalmıştır. Milliyetçiliği ile övünen insanlar Yunanistan'dan gelen kilise fonuna ait olan National Greece Bank, Finans Bank'ı Fiba Holding'den alarak içimizdeki yerini almıştır. Öte yandan Oyak Bank'ın satılması sermayenin ülkesinin olmadığını göstermiştir. Bu Finans kurumları açısından baktığımızda yatırım değeri olarak ülkemiz hala cazip durumda görünmektedir. Krizin faturası Şubat ayında daha da netleşecek.Var olan krizin merkezi olan ABD krizi fırsata çevirip Cumhuriyetçilere yıkacak,seçimlerle de Demokratları iktidara taşıyacaktır. Krizlerini üçüncü dünya ülkelerine ihraç edeceklerdir.Dolayısıyla aslolan sistemdir.

    Türkiye bu krizden etkilenecek muhakkak ama diğer ülkelerden daha kolay atlatacağını düşünüyorum. Anadolu'nun feodal ve tarihsel süreci insan dayanışmasını yitirmedi ve bankaların elindeki artı değerlerin yine onların hesabını bozacağı kanaatindeyim.

    Her ne kadar sokaktaki herkesin cebine kredi kartı verseler de insanların geleceğine krediler adı altında ipotek koysalar da Anadolun'nun tarihsel sürecinin emparyalistlerin oyununu bozacağı kanaatindeyim.

    Sonuç olarak; en çok yabancılar, başta finans sektörü olmak üzere İMKB deki fonları ve bankalarının Tofaştaki işini kaybeden insanlardan daha çok etkileneceği gerçeğini unutmamak lazım.

    kaynak:http://www.sosyalhizmetuzmani.org/krizveturkiye.htm
    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  7. #629
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    10,156
    Thanked
    12931
    Adı geçen
    80 Mesaj
    Piyasalar yeni yılda canavarın uyanışını fiyatlıyor
    2017'ye sayılı günler kala piyasa fiyatlamaları enflasyon canavarının uyanışını kabullenmiş durumda. Trump'a kapılan piyasa Fed ve BOE hedeflerinin aşılacağını düşünüyor..

    Piyasalar 2017 fiyatlamalarını yüksek enflasyon teması üzerine kurmaya devam ediyor. Yüksek enflasyon döneminin konsensüse ulaşması farklı sektörleri yatırım kuruluşlarının radarına çekerken son veriler enflasyonist beklentilerin sadece ABD'yle de sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.

    Lehman Krizi'nin üzerine geçen yıllar boyunca genel olarak dezenflasyon ve bazı zamanlarda bölgesel deflasyonlarla mücadele eden dünya ekonomisinde 8 Kasım ABD seçimleri ve aynı ayın sonunda OPEC-OPEC dışı petrol üreticileri arasındaki anlaşma küresel fiyatları yeniden şekillendirdi.

    ENFLASYONİST BEKLENTİLER TÜM DÜNYAYA YAYILIYOR

    Merkez bankalarının genelinin genişleyici kalıp Fed'in de sıkılaştırmada tam istihdama yaklaşan ekonomiye rağmen temkinli tutumuna rağmen basık kalan enflasyon beklentileri Trump ve petrol sürprizleriyle sıçrayarak eski dünya kabusu enflasyon canavarını uyandırdı.

    Trump sonrası ilk göze çarpan yıllardır traderların arka plana attığı 10 yıllık tahvil/TÜFE'ye endeksli tahvil makasındaki açılmaydı. Yeni başkanın 1 trilyon dolarlık altyapı yenileme planları 20 Ocak'taki göreve başlama tarihinden aylar önce söz konusu makası genişleterek enflasyonist fiyatlamaları yansıtırken bunun dünyanın geri kalanına da yansıdığı gözleniyor.



    PİYASA FİYATLAMASI MERKEZ BANKASI HEDEFLERİNİN ÜZERİNDE

    Enflasyon fiyatlaması bununla da sınırlı değil.

    Bloomberg anketlerine katılan ekonomistler ABD ve İngiltere'de enflasyonun merkez bankaları hedefini aşmasını bekliyor. Euro Bölgesi'nde de en azından düşüş döngüsünün sona ermesini.

    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  8. #630
    Status
    Online
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    10,156
    Thanked
    12931
    Adı geçen
    80 Mesaj
    Ateşkeste anlaştılar
    Türkiye ile Rusya, Suriye'de taraflara sunacakları genel ateşkes planı önerisinde anlaştı. Ankara ve Moskova, mutabakat çerçevesinde, ateşkesin çatışan taraflar arasında bu gece yarısı yürürlüğe girmesi için çaba gösterecek.
    Anadolu Ajansı'na göre, Türkiye ile Rusya, Suriye'de taraflara sunacakları genel ateşkes planı önerisinde anlaştı.
    Planın, Beşşar Esed rejimi ve rejim destekçisi grupların muhaliflerle çatıştığı tüm bölgelerde uygulanması hedefleniyor.
    Ankara ve Moskova, mutabakat çerçevesinde, ateşkesin çatışan taraflar arasında bu gece yarısı yürürlüğe girmesi için çaba gösterecek.
    Anlaşmaya göre 'terör örgütleri', ateşkesin kapsamı dışında tutulacak.
    Ateşkesin başarılı olması durumunda rejim ve muhalifler, Türkiye ile Rusya öncülüğünde, Astana'da siyasi müzakerelere başlayacak.
    Anadolu Ajansının haberine göre, İki ülke sürecin garantörlüğünü yaparak, müzakere sürecine, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 nolu kararında öngörülen siyasi geçiş süreci çerçevesinde katkı sunmayı amaçlıyor.

    Kaynak: AA
    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



Sayfa 90 Toplam 95 Sayfadan BirinciBirinci ... 40808889909192 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 2 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 2 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  


Önemli Uyarı

    Sitede yer alan bilgiler, herhangi bir hisse senedi veya sermaye piyasası aracının satın alınması için tavsiye veya teklif teşkil etmemektedir. Yatırım piyasalarına yönelik bilgi paylaşımını amaçlayan kar amacı gütmeyen sosyal bir platformdur.

Follow us on

Twitter youtube DavianArt



Sayfa Başına Çık