Sayfa 91 Toplam 104 Sayfadan BirinciBirinci ... 41818990919293101 ... SonuncuSonuncu
Toplam 722 adet sonuctan sayfa basi 631 ile 637 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Günlük Aracı Kurum Haberleri, Bültenleri, Tavsiye Listeleri

  1. #631
    Status
    Offline
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    11,205
    Thanked
    14059
    Adı geçen
    89 Mesaj
    Altın ve döviz rezervleri neden azalıyor? Uğur Gürses
    Altın ve döviz rezervleri neden azalıyor? 28 Aralık 2016
    SON dönemde çok sevdiğim bir söz var: “Sorumluluklarımızdan kaçınabiliriz, ama kaçınmanın sonuçlarından kaçamayız.”
    Bu sözü ilk defa Merkez Bankası’nın eski başkanlarından Durmuş Yılmaz’ın bir konuşmasındaki atıftan duymuştum. Sözün sahibi de, 1930’lu yıllardan eski bir merkez bankacı: Josiah Stamp idi.
    Dün Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek şirketlerin önemli bir döviz açığının olduğunu söyleyerek, buna dair sınırlamalar üzerinde çalıştıklarını, mevcut sorunun döviz açık pozisyonun yönetilmesi olduğunu ve özel sektöre nasıl yardımcı olunacağı konusunu çalıştıklarını anlatmış.
    2013 ortasından beri göstere göstere gelen ‘kolay para’ döneminin biteceği ‘anonsu’ yapılırken, bunun ilk etkisi olan kur artışını “Geziciler yaptı” diyerek hedef şaşırtılmaya çalışılmıştı. Şimdi, Şimşek gibi çoktan farkında olup da, sonuçlarından kaçınmaya çalışan siyasetçilerin işi zor. Çok uzak değil, 23 Eylül günü Moody’s notumuzu yatırım sınıfından spekülatif sınıfa indirdiğinde; bu daha sıcak bir ‘alarm ziliydi’ ama buna siyasi düzeyde tepki “vız gelir, tırıs gider” biçiminde idi. Ne yazık ki şimdi sonuçlarından kaçınamıyoruz.
    O da, döviz kuru artışı oldu; ki bunun da ardında, ülkeye gelen sermaye ile ülkenin ihtiyacı olan döviz miktarı arasındaki farkın açılması var. Nitekim en basit hali ile döviz arz-talep dengesizliği döviz rezervi erimesine yol açtı. OHAL uygulamaları ve mülkiyet haklarına dair kaygılar bunu alttan alta körükledi.
    Ankara siyaseti hala bunu ‘ülkeye komplo’, ‘ekonomiye darbe girişimi’ diye anlatarak yönetim hatasını perdelemeye çalışsa da; gerçek bu. 23 Eylül gününden beri Merkez Bankası’nın altın rezervleri 4.2 milyar dolar, döviz rezervleri de 7.6 milyar dolar olmak üzere toplamda 11.9 milyar dolar azaldı. Şimdilik yüzde 10’luk bir azalışa karşılık gelen bu düşüş 11 Kasım’dan bu yana 6 haftadır düzenli biçimde sürüyor.
    Ekonomik gerçeklik ve ihtiyaçları önce hafife alıp, sonra da komplo kuramları yazarak ‘dışsallaştırmak’ durumu iyileştirmiyor; daha da kötüleştiriyor.
    REZERVLER ERİYOR
    2014, 2015 ve 2016’ya 500 tonun üzerinde altın rezervi ile giren Merkez Bankası, yılbaşına göre 16 Aralık itibariyle 137 ton altın rezervi kaybetti.
    Altın rezervleri döviz gibi çok hareketli yön değiştiren bir kategori değildir. Bu yüzden OHAL sonrası dönemde hızlanan bir azalış dikkat çekiyor. Altın rezervleri yılbaşındaki 515 tondan, 16 Aralık haftasında 378 tona geriledi. Bu, yılbaşına göre yüzde 27’lik bir azalış demek. Aynı zamanda son 3 buçuk yılın en düşük altın rezervi seviyesi.
    Yılbaşına göre 137 tonluk kaybın 83 tonu 15 Temmuz sonrasına denk düşüyor. Yani OHAL dönemine. Daha da fazlası; 63 tonluk kısım 23 Eylül tarihindeki not indirimini izleyen dönemde azalmış. Bu miktar altın rezerv azalışının neredeyse yarısı demek.
    Merkez Bankası’nın elindeki 378 ton altının sadece 116 tonu kendi malı olan altınlar; gerisi yani büyük kısmı, zorunlu karşılık olarak bankalarca getirilen altınlardan oluşuyor. İstendiği anda çekilebiliyor.
    Altın rezervleri, 2011’de zorunlu karşılık yatıracak bankalara bir seçenek olarak altın karşılık yatırma olanağı sağlanması sonrasında hızla yükseldi. Geçmişte kendi malı 116 ton altını olan Merkez Bankası, zorunlu karşılık olarak yatırma seçeneği sunulmasıyla 519 ton seviyesine kadar çıkmıştı.
    Döviz rezervindeki azalış, bankaların likidite ihtiyacının bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Ancak altın rezervindeki azalışın bundan daha ötede; kredi kaygısı içerdiği söylenebilir.
    Malum Türkiye’deki bankalar zorunlu karşılık için sağlanan bu pencereyi ellerinden gelen tüm borçlanma olanaklarını seferber ederek kullandılar. Zira maliyeti yarım puanı geçmeyen altını borçlanarak Merkez Bankası’na yatırmak diğer araçlardan daha ucuz yoldu. Altın da bu yoldan gelerek Merkez Bankası’nda birikti. Şimdi hem kredi notunun düşmesi, hem de piyasa dışı önlemlere (sermaye kontrolü) dair dedikoduların yayılması nedeniyle yabancı kreditörlerin de rahatsız olduğu dikkat çekiyor. Altın rezervlerindeki azalış, bunun bir sonucu olarak bankanın bilançosuna yansımış görünüyor.


    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  2. #632
    Status
    Offline
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    11,205
    Thanked
    14059
    Adı geçen
    89 Mesaj


    Bizde teklif edilen Başkanlık ve ABD’de Başkanlık Sistemi, özet mukayese: bir TABLODA. (CB/Meclis/Yargı/Federasyon).

    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  3. #633
    Status
    Offline
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    11,205
    Thanked
    14059
    Adı geçen
    89 Mesaj
    Gedikli: Türkiye ekonomisi 2017'de yüzde 5'e yakın büyür- bloomberght.

    cumhurbaşkanı Başdanışmanı Bülent Gedikli Habertürk TV'ye gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Gedikli, Türkiye ekonomisinin 2016 yılında yaklaşık yüzde 3 seviyesinde büyüyeceğini öngördüğünü ve TÜİK revizyonunun kırılganlıkları azaltacağını kaydetti.

    Gedikli 2017 yılındaysa Türkiye ekonomisinin yüzde 5'e yakın büyüyeceğini söyledi.

    Gedikli, 2017'de İran ve Rusya'ya ihracat hacminin artacağını belirtti.

    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



  4. #634
    Status
    Offline
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    11,205
    Thanked
    14059
    Adı geçen
    89 Mesaj
    Türkiye ekonomisi durgunluk kıskacında.

    TÜİK’in revizyon GSYH verileri, imalatta yüzde 6’nın üzerinde küçülmeyi ortaya koydu. İmalatın üç çeyrektir üst üste daralmasının durgunluğa yol açabileceği vurgulandı.

    TÜİK’in revizyonlu verilerine göre harcama ve üretimde şok daralmalar söz konusu. Üretim ve harcama gruplarındaki dramatik daralmayı, devletin harcamaları da önleyemediğinin görüldüğü veriler, ülke ekonomisinin bir durgunluk tehdidi altında olduğunu ortaya koydu. TÜİK’in revizyonlu verileri şok etkisi yarattı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın üçüncü çeyreğine ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerinde revizyona giderek, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış zincirlenmiş hacim endekslerine yer verdi. Verilere ayrıntılı olarak bakıldığında hem harcama hem de üretim yöntemiyle yapılan takvim ve mevsim etkisinden arındırılmış zincirleme endeksler, ekonomide dramatik bir tabloya işaret ediyor. Mal ve hizmet ihracatında ilk üç çeyrekteki daralmalar toplamda 8’i aşıyor.
    İnşaat da daraldı
    İmalat sanayiinde son çeyrekte yüzde 4.8’lik, büyük umutlar bağlanan inşaatta da 4.6’lık küçülme söz konusu. Yatırımların 2.6, özel yatırımların da 1.7 küçüldüğü görülüyor. Tüm bu yaşananlar ne yazık ki önümüzdeki son çeyrek ve yılın tamamı için karanlık bir tablo oluştururken, işsizliğin daha fazla tırmanacağı da ne yazık ki beklentiler arasında. 15 Temmuz açıklamaz Verilere ilişkin sorularımızı yanıtlayan Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, revize verilerin kafaları karıştırdığını hatta şok etkisi yaratacak büyüklüklerin ortaya çıktığını dile getirdi.
    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**

  5. Teşekkür etti.




  6. #635
    Status
    Offline
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    11,205
    Thanked
    14059
    Adı geçen
    89 Mesaj
    Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ
    Reel sektör döviz borcunu ödeyemezse bu borç kime kalacak?


    Aslında hükümetin bir kesiminde ve bürokraside birileri fena halde rahatsızdı da genelde görmezden gelmeyi tercih ediyorduk şu reel sektör borçluluğunu. Oysa reel sektörün net döviz borcu nereden nereye gelmişti öyle, görülmeyecek, dikkat çekmeyecek gibi miydi ki...

    2002 yılında bugünler için “çerez” parası sayılabilecek kadar bir döviz açığı vardı reel sektörün. Varlık 25 milyar dolardı, yükümlülük 32 milyar dolar, açık pozisyon ya da döviz açığı da yalnızca 6.5 milyar dolar.

    Yurtiçinden borçlanmak, hele hele TL cinsinden borçlanmak pahalıydı. Döviz ise tüm dünyada boldu, kredi bulmakta sıkıntı çekilmiyordu, hele faiz TL borçlanmanın faizine göre çok çok düşüktü; dolayısıyla döviz cinsi borçlanma müthiş cazipti.

    O bolluk günlerinde bu işin sonunun pek iyi olmayabileceğini pek düşünen olmadı. Düşük faizle alınmıştı krediler, kur neredeyse artmıyordu, işler tam da istenildiği gibi gidiyordu yani.
    Ama işte o artık hiç olmaz sanılan kur artışı denilen kabus yok muydu... 2015 ve hele hele 2016’nın son dönemlerinde yaşanan kur artışı... Yine başımıza gelmişti.

    Şimdi bir düşüncedir aldı!

    Şimdi düşünüyoruz, “Ne yapacağız” diye... “Ya reel sektör borcunu ödemekte zora düşerse” diye... Korkmalı, endişe etmeli miyiz, belki...

    Belki, çünkü; bu borcun ödenmesinde zora düşülecek diye bir önyargıyla hareket etmek pek doğru olmaz. Tüm şirketlerin etkileneceği bir ödeme darboğazı söz konusu olmayacaktır. Ama hiçbir şirketin zor durumda kalmayacağını söylemek de gerçekçi bir yaklaşım sayılmaz.

    Ayrıca dikkate almamız gereken ayrıntılar var. Bu borcun tümü özel sektöre ait gibi görünüyorsa da, bir kısmı kamunun sırtında. Merkez Bankası’nın son finansal istikrar raporundaki şu değerlendirmeyi dikkatinize sunmak isteriz:

    “Uzun vadeli ve büyük tutarlı finansman gerektiren kamu-özel işbirliği yatırımlarının neredeyse tamamının yabancı para cinsi kaynakla finanse ediliyor olması da açık pozisyondaki artış eğilimine önemli bir katkı yapmıştır.”

    Belli ki açık pozisyonun bir kısmı “daha şimdiden” kamunun sırtında. Kamunun yükümlülüğünün ne kadar olabileceğine ilişkin değerlendirmeyi daha sonraya bırakalım.

    Ama reel sektörde de önemli bir yük var, bu çok açık. Hem öyle olmasa Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, başka ülkelerin bu konuda ne yaptığını inceleme gereği duyduklarını ve önlem alacaklarını açıklar mıydı. Belli ki bir sıkıntı var ya da sıkıntı yaşanacağı hissediliyor.

    Borç kime kalır ki?

    En kötü tarafından bakalım ve varsayalım Türk parası çok hızlı değer yitirdi, şirketlerin hiçbiri bu borcu ödeme gücü bulamaz hale geldi.

    Dolar da, euro da bugünkü düzeylerinin çok çok üstüne çıktılar. Reel sektör kilitlendi kaldı. Kimse borcunu ödeyemiyor. 1 dolarlık borç için 3.5 lira yetmiyor artık, örneğin 4 lira, 5 lira bulmak gerekiyor, bu da şirketlerin nefessiz kalmasına yol açtı.

    Ne olacak! Yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu duruma tümüyle kayıtsız kalabilecek ve alacaklılara dönüp “Bu borç devlet borcu değil, şirketlerin borcu” mu diyecek, diyebilecek.
    Böyle bir durum söz konusu olmayacak, umarız olmayacak ama unutmayalım ki reel sektörün borcu da özünde hepimizin taşımakta olduğu bir borçtur.



    31 kat artış 2002’de 25 milyar dolar olan döviz varlığı, 2016’nın üçüncü çeyreğine gelindiğinde yüzde 293 artarak 98.6 milyar dolara çıkmıştı.

    Yükümlülük ise yüzde 884 artışla 31.6 milyardan 311.4 milyara yükselmişti.

    Varlık ve yükümlülük artışındaki fark, doğaldır ki döviz açığını tırmandırdı. 2002 yılında 6.5 milyar dolar olan açık, bu eylül itibariyle 212.8 milyar doları buldu. Artışı yüzde ile ifade etmek bile zor. Bu rakamlar, tam yüzde 3155 artışa işaret ediyor. Daha basit bir ifadeyle 31 katlık bir artış var.

    Dövizi olan satmıyor borcu olan almak istiyor

    Bir kısır döngüye girmek üzereyiz, asıl sıkıntı sanki burada. Döviz borcu olanlar bu borçlarını bir an önce kapatma eğilimi içindeler gibiler ve bu bir dizi olumsuzluğa yol açıyor.

    Birincisi döviz talebi körüklenmiş oluyor. Düşünsenize, 500 milyon dolar ödemesi olan bir şirket, ödemeyi belki bir gün önce yapmakla çok ciddi bir kazanç elde etme şansı yakalayabiliyor. Dolar kuru 3.50 düzeyindeyken ödeme yapmakla, kurun örneğin 3.55’e çıkması durumunda ödeme yapmak arasında tam 25 milyon lira fark var. Kurun artacağından endişe eden şirketler ödemeyi bir an önce gerçekleştirmek için döviz almaya yöneliyor ve işte bu da kur artışını körükleyen, döviz talebini canlı tutan bir etki doğuruyor.

    Vatandaş ya da bir takım kuruluşlar istedikleri kadar döviz satsınlar, talebin kaynağı önemli ve öyle görünüyor ki en büyük talep kaynaklarından biri reel sektör.

    En kötüsü psikolojik etki. Kur düşmeyince ve örneğin dolarda olduğu gibi 3.50 dolayında bir direnç oluşunca, bir dönem yaşandığı gibi bir geri dönüş umudu giderek yok oluyor. Bu durum, elinde döviz bulunduranların TL’ye dönmesini de frenleyen bir etki yapıyor, döviz yükümlülüğü olanları da bir an önce bu yükümlülükten kurtulmaya itiyor.

    Tam bir kısır döngüye giriyoruz sonuçta. Elinde dövizi olan satmıyor, aslında şu dönem dövize ihtiyaç duymayan ama döviz yükümlülüğü olan da bir an önce dövizini cebine koyup rahat etmek istiyor.
    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**

  7. Teşekkür etti.




  8. #636
    Status
    Offline
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    11,205
    Thanked
    14059
    Adı geçen
    89 Mesaj
    Türkiye tarihinin en büyük gaz krizine girdi, elektrik fiyatları %400 arttı ...



    Türkiye doğalgaz ve elektrik piyasalarında tarihin en büyük krizi yaşanıyor. Arz yetersizliği nedeniyle BOTAŞ elektrik santrallerinin gazını tamamen kesti, tesislerde elektrik üretimi durduruldu. 25 Kasım itibariyle mesken gaz tüketimin artmasıyla santrallerin gaz çekişine kısmi olarak kısıtlama getiren BOTAŞ, 14 Aralık’ta tüketimin daha fazla artması sonucu gaz kullanma kısıtını %50’ye çıkarttı. BOTAŞ santrallere ek bir yazı daha göndererek 21 Aralık itibariyle kısıtlamayı %75’e çıkarttı. Kısıtlamalar yinede yetersiz kalınca, 22 Aralık 2016 itibariyle elektrik santrallerine doğalgaz tedariğinin %90 oranında kesildiğini bildirdi. BOTAŞ santrallerin sadece %10’a kadar gaz kullanmasına izin verdi fakat özel sektör santral yetkilileri, bu kadar düşük gaz tedariği ile teknik açıdan türbinlerin devreye girmesi ve çıkması süresinin çok düştüğünü bu nedenle büyük santrallerin tamamen kapatılması zorunluluğunun doğduğunu bildirdi.

    Sektör yetkilileri, BOTAŞ’ın kararını mesken tüketiminin artması sonucu aldığı bildirdi. Bazı kaynaklara göre ise İran’dan ve Rusya Batı Hattı’ndan gaz akışlarında problem oluştu. Öte yandan, İran ulusal doğalgaz şirketi yetkilileri Türkiye’ye anlaşma gereğince tam kapasitenin tedarik edildiğini hatta Türkiye’nin kendilerinden ek gaz ve elektrik istediğini bildirdi. BOTAŞ’ın doğalgaz akışlarına ve sistemin sağlığına dair verileri gizli tutması nedeniyle alınan bilgiler teyit edilemedi. Sektörü sarsan gelişmeler karşısında ise resmi kaynaklardan hiçbir açıklama yapılmaması dikkat çekti. Bulgaristan ulusal doğalgaz şirketinden alınan bilgilere göre, batı hattından ithal edilen gaz miktarı dün için 45 milyon m3 seviyesinden 42 milyona düştü.



    Doğalgaz tüketimi geçtiğimiz hafta rekorunu tazeledi. Mesken, ticari ve sanayi toplam elektrik tüketimi 16.12.2016 tarihinde 184 milyon metrekübe çıktı. Geçtiğimiz kış mevsiminde 26.01.2016 tarihinde en yüksek tüketim 181 milyon metreküp olmuştu. Elektrik santralleri ile birlikte toplam gaz tüketiminde en yüksek tüketim geçen hafta 207 milyon bu hafta 205 milyon metreküp oldu fakat hafta sonunda mesken ve sanayi tarafında tüketiminin 170 milyon metrekübe düşmesiyle toplam gaz tüketimi 189 milyon metreküp seviyesine kadar geriledi. Sektör kaynakları, hafta sonunda yeterli arz kaynağı gözükmesine rağmen elektrik santrallerine gaz tedariği verilmemesini doğalgaz dağıtım altyapısında aksaklıkların olduğu yönünde yorumladı.

    Elektrik fiyatları %400’e kadar zıpladı




    Doğalgaza derinden bağımlı elektrik sektöründe arz kısıntıları ve talebin yüksekliği serbest piyasada elektrik fiyatlarıbı %400’e kadar zıplattı. 22 Aralık 2016 günü saat 17:00 için elektriğin fiyatı rekor düzeyde 1.169 lira olarak belirlendi, günlük ortalamada aynı gün için 380 lira oldu. Aralık ayı ortalama elektrik fiyatları 200 liranın üstüne çıkarak tarihin en yüksek seviyesine ulaştı.

    Yüksek maliyetler son tüketiciye 1 Nisan 2017’de yansıyacak

    Serbest piyasada her saat değişen elektrik fiyatları son tüketiciye hemen yansımıyor. EPDK, 3 aylık dönemlerde elektrik tarifesini belirliyor. Yüksek maliyetlerin yansıyacağı ilk dönem Nisan 2017-Haziran 2017 tarife dönemi olacak. Piyasa aktörleri, döviz tarafındaki kur baskısı ile birlikte iç piyasada artan maliyetler düşündüldüğünde 1 Nisan 2017 itibariyle son tüketici için hem gaza hem elektriğe zam beklenmesinin çok olası olduğunu belirtti.

    Arz açığını Hidroelektrik ve Rüzgar Enerjisi kapatıyor

    Elektrik arz ve talebini dengelemekle sorumlu TEİAŞ Yük Tevzi Merkezi, hidroelektrik santrallere son günlerde tam kapasite çalışma talimatı verdi, arzdaki açığın Atatürk, Karakaya, Keban, Birecik ve Deriner gibi dev barajlı santraller ile kapatılmaya çalışıldığı görüldü. 21 ve 22 Aralık tarihleri için rüzgar enerjisi yaklaşık %50 emre amade kapasite ile ortalama 2.500 MW civarında üretim gerçekleştirerek talebin karşılanmasında ayrıca destek sağlıyor. Türkiye’nin güneş enerjisinde kurulu gücü az olduğu için güneş panellerinin sisteme katkısı gündüz saatlerinde 200MW ile 800MW arasında %1-2 düzeyinde sınırlı kalıyor.



    Kriz etkisini artırabilir

    Elektrik dağıtım şirketleri, Türkiye genelinde elektrik kesintisi uygulamalarına başladı. Gezdirme yöntemiyle aralıklarla ilçelerin elektriği kesilerek elektrik tüketimin düşürülmeye çalışıldığı bildirildi. Kaynaklar, meterolojik verilere göre gelecek hafta ülke genelinde etkili olması beklenen yeni soğuk hava dalgasıyla doğalgazdaki açığın piyasayı yeni boyutlara taşıyabileceğini yorumladı. Öte yandan bazı uzmanlar, 23 Aralık itibariyle Kolin enerji şirketine ait yüzer LNG tesisinin (FSRU) gaz arzını desteklemesiyle bir miktar açığın kapatılabileceğini ama yetersiz kalacağını ve problemlerin Ocak ayının en az ilk 2 haftasında devam edeceği yönünde ihtimallerin arttığını belirtti.

    Elektriğin fiyatı %1200 artarak 1899 liraya yükseldi, şirketler zor duruma düştü
    BOTAŞ elektrik santrallerinin gazını %50 kıstı (13 Aralık)

    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**

  9. Teşekkür etti.




  10. #637
    Status
    Offline
    mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    uzman üye
    Üyelik tarihi
    12.Aralık.2015
    Mesajlar
    11,205
    Thanked
    14059
    Adı geçen
    89 Mesaj


    son 12 yılda yabancılar işlen tutarı
    26 milyar 847 milyon dolar hisse senedi
    42 milyar 676 milyon dolar dibs
    toplamda 69 milyar 523 milyon dolar net alım gerçekleştirildi
    2016 :785 milyon dolar hisse senedi 588 milyon dolar dibs toplamda 1 milyar 373 milyon dolar net alış gerçekleştirdi
    Kendi faydana olan bildiğini bedelsiz sunmak büyüklük Gönülden emek verilen her şey çok işe yarar.
    Menfaat yok birşeyi pazarlama yok..

    ** Artık Her Türk Trader doğmalı.**



Sayfa 91 Toplam 104 Sayfadan BirinciBirinci ... 41818990919293101 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 2 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 2 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  


Önemli Uyarı

    Sitede yer alan bilgiler, herhangi bir hisse senedi veya sermaye piyasası aracının satın alınması için tavsiye veya teklif teşkil etmemektedir. Yatırım piyasalarına yönelik bilgi paylaşımını amaçlayan kar amacı gütmeyen sosyal bir platformdur.

Follow us on

Twitter youtube DavianArt



Sayfa Başına Çık